yemek-ev-yuva

Annem’e,

Şu an fonda Zeki Müren çalan bir esnaf lokantasında, kuru fasulye pilav ve turşu yerken kendimi evimde hissettim. Sonra annemin kuru fasulyeyi parça etle yapıp kuru soğan ya da turşuyla sofraya koyduğu zamanları hatırladım. Pul biber de koyardi bazen.
Mutfakta yemek buğusundan buhar tutan camlar, annemin sıcak gülüşü sonra. Ve bizim o sofraya hep geç oturuşumuz…şu an olsa hemen otururdum herhalde ikilettirmeden sözünü.

Ama burada “pilav üstü kuru” dediğinizde “yok biz onlari ayrı ayrı veriyoruz” dedikleri, “yarım” ya da “az pilav” kavramının olmadığı, Dalston’daki bir Türk lokantasında ayrı ayrı tabaklarda gelen pilavla kuru fasulyeyi birbirine karıştırıp yemek zorundayım.

Annecim yemekler de şarkılar da bazen yuva gibi hissettirse de orayı, bi şeyler eksik işte! Senin bizi sofraya çağırışın mesela:)

Seni seviyorum! Yemeklerinden de çok hem de:)

Londra, Dalston Kingsland – Şömine restaurant –

* Servis edilen kuru fasulye ve turşunun hakkını yememek lazım! Güzeldi:)

21.11.2011

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: